Canlı Dinle!

Online Olanlar
Online Kullanıcı Yok
Ana Menü
Anasayfa
M.Ziyafeti Haberleri
Forum
Videolar
Resim Galerisi
Müzik Kutusu
Site Haritası
Linkler
Arama
İletişim
E-Devlet
Download
Anketler
Sohbet Kutusu
Oyunlar
Atatürk Köşesi
Haberler
[[[ Maziden Biri'yle Müzik Ziyafeti ]]] - 7 / 24 Arabesk, Damar, Forum, Şarkılar, Şiirler, Canlı Radyo Yayınları [[[ Maziden Biri'yle Müzik Ziyafeti ]]] - 7 / 24 Arabesk, Damar, Forum, Şarkılar, Şiirler, Canlı Radyo Yayınları - Cvp:ATA'nın HATIRALARI - Müzik Ziyafeti Forumları
Toplam Üyeler
2557 kayıtlı
1 bugün
1 bu hafta
6 bu ay
Son: softishka
Resimler
Tavsiye Edin
Siteyi tavsiye edebilirsiniz.

Son Videolar
Muazzez Ersoy - Gözlerime Bakta Söyle
Muazzez Ersoy - Gözlerime Bakta Söyle
Mikail Güllü - Can Yalan
Mikail Güllü - Can Yalan
Azer Bülbül - Zoruna mı Gitti?
Azer Bülbül - Zoruna mı Gitti?
Ömer Danış - Biraz Sevseydin
Ömer Danış - Biraz Sevseydin
İbrahim Erkal - Avuçlarımda Tutamadım
İbrahim Erkal - Avuçlarımda Tutamadım
Hava Durumu
Müzik Ziyafeti Forumları
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi
Lütfen Giriş ya da Kayıt.    Kayıp Parola?
Cvp:ATA'nın HATIRALARI (1 inceleyen) (1) Ziyaretçi
EN ALT Cevapla Beğenilen: 0
BAŞLIK: Cvp:ATA'nın HATIRALARI
#256
Can_Sato (Kullanıcı)
Bilmek egemen olmaktır.
Fresh Boarder
Gönderiler: 9
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cinsiyet: BAY samed_877@hotmail.com Doğum Günü: 1989-10-15
ATA'nın HATIRALARI 3 Ay, 3 Hafta önce Karma: 0  
ATA’nın HATIRALARI
Birgün İtalya büyükelçisi Ata ile görüşmek ister ve
huzura kabul edilir. O zamanın muhtelif ekonomik-siyasi konuları hakkında
konuşulduktan sonra, büyükelçi "Ekselans, dün Roma ile yapmış oldugum bir
görüşmede hükümetimizin Hatay'ı almak istediği kararını size iletmem
söylendi" der.
Odada buz gibi bir hava eser. Ata, büyükelçiye birşeyler daha ikram
eder ve iki dakikalığına odadan ayrılır. Döndüğünde ayağında çizmeleri,
üzerinde mareşal üniforması, belinde tabancası vardır. Doğruca masasına
gider, manyetolu telefondan Mareşal Fevzi Çakmak'ın bağlanmasını ister ve
Çakmak'a: " Paşa, İtalyan dostlarımız Hatay'a gelmek istiyorlarmış. Hazır
mıyız" der. Fevzi Çakmak durmu anlar ve "Biz hazırız Paşam" diye
yanıtlar...Ata büyükelçiye döner ve: "Biz hazırmışız. Hükümetinize
söyleyin, isterlerse gelip Hatay'ı alabilirler" der.......
.........

Cumhuriyet'in
ilânından sonra istanbul'da bir resepsiyon verilir.
tüm dünya ülkelerinin elçileri ve ateşeleri
de davet edilir.
davet güzel bir şekilde devam etmektedir
fakat ingiliz ateşesi olan binbaşının
bakışları Mustafa Kemal'in gözünden
kaçmaz.
bütün davet boyunca kendisine dik dik bakmıştır
ve bakmaya devam etmektedir.
ne olduğunu öğrenmek için yaverini gönderir.
yaver Mustafa Kemal'e şöyle der:
- paşam kendisine, neden ters bir tavır takındığını
sordum, o da bana Mustafa
Kemal'in Çanakkale'de babasını
öldürdüğünü söyledi.
bunun üzerine Mustafa Kemal şöyle der:
- git
sor bakalım babasının Çanakkale'de ne işi varmış?
.........

İzmir kurtuldu, çok tatlı bir yorgunluk, Ankara'ya hareket
edecekler.
Trene binerler kompartımana çekilirler. Ertesi gün kompartımanı
çalar
yaveri, açar yorgun, bitkin, kravatını yıkamaktadır Atatürk. Yaveri
"ya paşam bu ne hal hiç uyumadınız herhalde niye böylesiniz" der.
"Ya çocuk, kompartımanıma yastıkla battaniye koymayı unutmuşsunuz.
Kolumu yastık yaptım ağrıdı setremi yastık yaptım üşüdüm bende
uyumadım
kalktım" der.
Yaveri; "aman paşam! Birimize haber vereydiniz hemen size bir
yastıkla
battaniye
getirirdik" der. Ve bir ülke kurtarmaktan dönen komutan söylüyor
bunlara
tarihi bir cevapla der ki
"Geç farkettim hepiniz en az benim kadar yorgundunuz.
Hiçbirinize kıyamadım. Önemli olan benim uyumam değil,
milletimin rahat uyuması".



GEÇMİŞ OLSUN EKSELANS

Yugoslav Kralı müteveffa Aleksandr, Balkan Atlantı'nın imzasını takip eden günlerde memleketimize gelmişti. Atatürk'le sohbeti sırasında, şahsına ve Türk Milleti'ne karşı duyduğu yakınlığı ve iyi hisleri ifade için dedi ki:

"-Cihan Harbini takip eden mütareke günlerinde, İtilaf devletleri Yunanistan'dan evvel Türkiye'yi işgali bana teklif etmişlerdi. Fakat hiç tereddüt etmeden bu teklifi reddettim, bunun üzerine Yunanlıları tercihe mecbur kaldılar."

Mustafa kemal muhatabının sözlerini sükûnetle dinledi ve birden yerinden kalkıp, muhatabını şaşkınlık içinde bırakarak elini sıktı:

"-Size ve milletinize geçmiş olsun Ekselans..." dedi.

Ve anlatmak istedi ki, Türk topraklarına saldıran kim olursa olsun akıbeti değişmeyecekti!

***

VATANIMIN TOPRAĞI TEMİZDİR

Kral Edward İstanbul'a geldiği zaman, yatından bir motora binerek Dolmabahçe Sarayı'na yanaştı. Atatürk de rıhtımda O'nu bekliyordu. Deniz dalgalı idi ve kralın bindiği motor inip çıkıyordu. Kral rıhtıma çıkmak istediği bir sırada eli yere değdi ve tozlandı. O sırada Atatürk de Kral'ı rıhtıma almak üzere elini uzatmış bulunuyordu. Bunu gören kral bir mendille elini silmek istediği bir anda Atatürk:

-Vatanımın toprağı temizdir, o, elinizi kirletmez! diyerek, Kral'ı elinden tutup rıhtıma çıkarıverdi.
İŞTE BU MİLLET VATANI KURTARACAK

Erzurum, 3 Temmuz 1919... Ilıca'da Mustafa Kemal'in karşılanması...

Konukların önemli kimseler olduğunu anlayan ihtiyarın zeki gözleri parladı. İri ve ak tüylerle örtülü elini geniş göğsünün üzerine koyarak selamladı. Mustafa Kemal Paşa, yanıbaşına kadar geldiği halde heykel gibi duran bu ihtiyarın hatırını soruyor, o da gövdesine yaraşan derin ve gür sesiyle teşekkür ediyordu. Sohbete başlayan ihtiyar, göçmek zorunda kalıp Çukurova'ya indiklerini, ama kısa bir süre önce köyüne geri döndüğünü anlattı. Mustafa Kemal, o günlerin bu dönüşe pek uygun olmadığını işaretle:

- "Ağa, yoksa oralarda geçinemedin mi?", diye sordu.

İhtiyar hemen karşılık verdi:

- "Hayır Paşam, Çukurova cennet gibi bir yer, bir eken yüz biçiyor. Bize tarla verdiler, çayır da... Geçimimiz padişahta bile yoktu. Çok rahattık. Yalnız son günlerde işittim ki İstanbul'daki ırzı kırıklar bizim Erzurum'u Ermenilere vereceklermiş. Hele bir göreyim, bu namertler kimin malını kime veriyorlarmış? Memleketime sahip çıkmak için geri döndüm."

70 yaşın üzerindeki tunç çehreli, ak sakallı, gün görmüş ihtiyarın iman dolu göğsünden gelen bu ses yine O'nun gibi tunç çehreli kahraman Paşa'nın gözlerini yaşarttı. Erler diyarı Erzurum'un bu koca yiğidine bakan Mustafa Kemal yaşlı gözlerle arkadaşlarına döndü:

- "İşte bu millet vatanı kurtaracak!"

Mustafa Kemal Paşa, 6 yıl sonra Erzurum'u tekrar ziyaret ettiğinde, kendisini karşılayanlara o aksakallı ihtiyarı sordu. Verilen cevap, yedi düvele karşı gözünü kırpmadan savaşan büyük askerin bir kez daha gözlerini yaşartacaktı:

"İki oğluyla birlikte İstiklâl Kahramanları Şehitliği'nde yatıyor Paşam"...

(Kurtuluş Savaşı'nın Kahraman Erzurumluları, Yunus Demirdöven, Sayfa: 126 - 127)


BİR MİLYON KERE BİR MİLYONLUK BİR KUVVET

Kalb-i alakası uğruna taç ve tahtını terk ederek, İngiltere Krallığı makamını terk edip Windsor Dük'ü olarak kalmayı tercih eden İngiltere Kralı Sekizinci Edward da Atatürk'ün misafiri olmuştu. Neşeli bir akşam yemeğini takip eden sohbet sırasında, mevzu, Türk ordusunun savaş gücüne intikal etti. İngiliz hakikatçiliği ile Mustafa Kemal'in ne eşsiz bir kumandan olduğunu bilen misafiri, Atatürk'e o tarihte bir milyonluk insan gücü olan Türk ordusunun iki milyonla harp sahnesine çıkmasının, dünya barışı için "Ne güvenilecek kuvvet..." olduğunu söyledi. Atatürk'ün "iki milyon"u "bir milyon" olarak nezaketle tashihini de şu hayranlık duygusuyla tamamladı:

"-Evet Atatürk... Bir milyon Türk ordusu, bir milyon da şahsen siz. Ben tahminimde hata etmedim."

Başkumandanlık yıllarını hatırlayan Gazi, atavik gururu dünyaca malum olan haşmetli misafirinin bu nazik esprisinden elbette çok mütehassis olmuştu. Fakat ona Türk ordusu ve bilhassa hayatında en sevdiği varlık olan Mehmetçik için daha aydınlık bir fikir vermek istedi:

"- Eğer, yurt ve dünya sulhü ve insanlık hürriyetleri için bir kuvvet dengesi olarak ihtiyaç olursa, bizim ordumuzun her ferdini bana layık gördüğünüz ölçü içinde ölçebilirsiniz."

Yani bir milyon kere bir milyonluk bir kuvvet... Milletinin kıymeti için böylecesine sonsuz güven sahibi idi.
 
Yetkiliye Raporla   Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
 
Son Düzenleme: 21/06/2008 13:36 tarafından Can_Sato.
 
Sen benim sarhoşluğumsun
ne ayıldım
ne ayılabilirim
ne ayılmak isterim
başım ağır
dizlerim parçalanmış
üstüm başım çamur içinde
yanıp sönen ışığına düşe kalka giderim.
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#258
HİLAL (Yetkili)
Yetkili
Gönderiler: 199
graph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cvp:ATA'nın HATIRALARI 3 Ay, 3 Hafta önce Karma: 5  
""Geç farkettim hepiniz en az benim kadar yorgundunuz.
Hiçbirinize kıyamadım. Önemli olan benim uyumam değil,
milletimin rahat uyuması."

Atam öyle bir uykudayız ki henüz ayılabilmiş değiliz !!! İnşallah bu uyku hali çok sürmez!!!

Paylaşım için sağolun.
 
Yetkiliye Raporla   Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
EN ÜST Cevapla
Sistem: FireBoardGönderileri Masaüstünüze Alın
İslami ve Temiz İçerikli Siteler Listesi
© 2008 [[[ Maziden Biri'yle Müzik Ziyafeti ]]] - 7 / 24 Arabesk, Damar, Forum, Şarkılar, Şiirler, Canlı Radyo Yayınları
Joomla! is Free Software released under the GNU/GPL License.